Eskiden Zile basıp Kaçanlar Şimdilerde “Poke”luyor

Eskiden Zile basıp Kaçanlar Şimdilerde “Poke”luyor

Eskiden hepimizin hayatında bir kere de olsa “ya ne olcak şu zillere basıp kaçsam” dediğimiz olmuştur. Bir çoğumuz da bu yaramazlığı yapmışızdır. En azından ben yapmıştım. Arkadaşlarla toplanıp en fazla daireye sahip binaları bulup, lakin bu binalarda çok daha fazla zil var, topluca zillere basıp kaçardık. Oysaki ne kovalayan vardı, ne de anında size yanıt veren…

Tepkisini bilmediğimiz bir yaramazlıktan kaçıyorduk.  Amaçsız bir şekilde, zillere basıyorduk ve kaçıyorduk. Aslında onun zevki, kimsenin gelmediğini anlayan ve işlerinden bir süreliğine alıkonulan ev sahiplerinin “yine mi çocuklar! bıktım bunlardan! yakalarsam size gösteririm ben!” demelerindeki kızgınlığı seyretmekti. Asıl o, amacımıza ulaştığımızı gösteren  başarıydı.

internet iletişimi ve sosyal medya  sayesinde artık yaramazlıklarımız da değişti. Zillere basıp kaçmalar yerini Facebook “Poke”e (Dürt), “Mention”a  (değinmek) bıraktı.  İstediğimiz arkadaşımızın artık zilini çalmıyoruz, bir kere dürtüyoruz ve kaçmıyoruz, tepkisini görmüyoruz.  ne hissettiğini bilmiyoruz, sadece tıklıyoruz…

Kurumsal Açıdan

Kurumlar açısından bu değişim, yeni değişimleri yarattı. Pazarlama stratejileri,  reklam aktiviteleri, halkla ilişkiler kampanyaları, marka yönetimleri yeni iletişim teknolojilerinin adeta kobayı oldu. Hergün bir yenilik eklenen bu yeni medyada; değişen, gelişen, ansızın yükselip, ansızın düşüşe geçen trendler markaları zor duruma soktu. Tüketicinin mesajı belirlediği bir mecrada mesaj belirleyip, dikkat çekmek zor hale geldi.  Sanal dünyanın getirdiği “tek tıkla” yakınlık bir yandan uzaklığa neden oldu. Markalar, kurumlar, şirketler firmalar, aslında bir insan olarak var olabilseler belki o ozaman gerçek yakınlığı sağlayabilirler.

Ali Yıldırım

Sosyal Medya’nın Toplumsal Yaşama Etkileri

Sosyal Medya’nın Toplumsal Yaşama Etkileri

Sosyal medya demişken yeni iletişim teknolojilerinin ortaya çıkardığı yeni toplumsal yaşamı yazmamak olmazdı.  Dijitalleşen dünyada, yaşamlarımız sanallaşmaya başladı. Toplumsal ilişkilerimiz zayıfladı. Akraba, arkadaşlık ve iş ilişkilerinde yeni problemler ortaya çıktı. Davranışlarımızda bazı değişiklikler oldu.

Bye Bye Hepiniz

İnsanlar artık bütün işlerini dijital ortamlarda yürütüyor. Kaleme olan sevgimiz azaldı. Silgi ve açacak kullanımını yalnızca nostalji olarak yapıyoruz. Defter, kitap ve ajanda kullanımları ortadan kalkmak üzere. Kapital yaşamın olmazsa olmazı olan paranın bile artık ortalıkta dijital bir meta olarak el değiştirmesini seyrediyoruz. Dokunamıyoruz, hissedemiyoruz, göremiyoruz… dijital rakamlardan ibaret olmaya başladı.

Görüyorum

Görüntülü görüşme ile yüzyüze iletişime büyük darbeler vuruldu. Artık eski sıcaklıklar, yerini sanal ortamın bize sunduğu sinyallere bıraktı.  Görüntü ne kadar da net olsa, özellikleri ne kadar da HD olsa, birebir iletişimin verdiği sıcaklıklar unutulmaya başlandı.

Bayramınızı En içten dileklerimle kutlar…..??

Keza bayram, kandil, törenler gibi özel günlerin kutlanması da belli bir evre geçirdi. Önceleri ziyaret eder, el öperdik. Sonraları, telefon eder olduk. Daha sonraları, SMS gönderir olduk. En son da görüntülü görüşme ve Sosyal ağlardan mesajlar gönderir olduk. Şimdilerde ziyaret yerine sosyal ağları kullanıyoruz.  Bütün bunlar, bizim toplumsal yaşam içerisinde sahip olduğumuz belli başlı insani özellikleri yitirmemize neden oldu.  Samimiyeti kaybettik. Başsağlığı, geçmiş olsun, iyi günler, iyi sabahlar, günaydın, nasılsınız, gibi samimi ifadelerin yerini, “mrb, slm” gibi basit anlamsız soğuk kelimeler aldı.

Ne güzel Fotoğrafların Var

Hepimizin ortak şikayetlerinden birisi, Facebook listemizde olan bazı arkadaşlarımızla günlerce, haftalarca, aylarca selamsız sabahsız “online” zaman geçiriyoruz. Oysa onunla “canlı” karşılaştığımızda birbirimizin yayınladığı fotoğraflardan, iletilerden, komik, eğlenceli videolardan bahsedebiliyoruz. Birbirimizi görüyoruz; fakat samimiyeti unuttuğumuz için selamlaşmak aklımıza gelmiyor. Umursamıyoruz, farkında değiliz, farkedemiyoruz…

Bir Güzel Söz Benden

Eğer insan farketme ve sorgulama duygusunu kaybederse, hayatta mağlup olmak için çoktan kazanmış demektir.  (Ali Yıldırım)

Birbirinizi farkedin. Sanal yaşamların önünüze koyduğu eğlenceli,  dikkat dağıtan, gerçeklerin üstünü örten, dalgın bir yaşam sunan bu ortamı çok daha dikkatli kullanın. Toplumsal değerlerinizi kaybetmeyin. Kendinizi kaybetmeyin.

Ali Yıldırım


Sosyal Medya’nın Dünyadaki İletişim Operatörlerine Darbesi Neydi?

Sosyal Medya’nın Dünyadaki  İletişim Operatörlerine Darbesi Neydi?

Cepten internetin gitgide yaygınlaştığı şu günlerde,  aslında dünyadaki bütün iletişim operatörlerini bekleyen büyük bir tehlike var.  Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar, şimdiden bu şirketler karşısında zaferler kazanmaya başladılar.

Ücretsiz Erişim

Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlara cepten ücretsiz erişmek mümkün. Bu şirketler arasında yapılan anlaşmaların sonucuna dayanıyor. Peki Bu anlaşmalardan her iki şirket de aynı karı mı elde ediyor?  Hayır! sosyal ağlar iletişim operatörleri karşısında iki kat daha fazla kar elde ediyor. İnsanlar artık sms servisini değil, facebook mesajı kullanıyor. Bu da iletişim operatörlerinin mesajlaşma servislerine rağbeti düşürüyor. Bu yalnızca Türkiye de mi uygulanıyor? hayır. Belçika’da Base şirketiyle anlaşmalı olan Facebook bu operatör üzerinden kullanıcıları ücretsiz erişme imkanı sunuyor. Dünyadaki birçok operatörle anlaşan Facebook ve Twitter aslında yaptığı anlaşmalarla operatörlere büyük darbe vuruyor.

Peki Sosyal Ağların geleceğinde ne var?

Şunu biliyorum ki, yakın gelecekte Özellikle Facebook, iletişim operatörlerinin bir çok uygulamasını internet üzerinden kullanmaya başlayacak. Şimdiden yaptığı anlaşmalarla kendi uygulamalarını bu şirketler üzerinden kullanıcılarına sunuyor.Önümüzdeki yıllarda oOperatörlerin Görüntülü görüşmeler, anlık mesajlaşma servisleri, telefon görüşmeleri gibi özelliklerini ele geçireceği aşikardır.

Bu hızlı gelişmelere yeni stratejiler geliştiremeyen operatörler, ayakta kalmakta zorluk çekecek gibi görünüyor. Bütün uygulamalarını sosyal medyanın hizmetine teslim etmenin üzüntülerini yaşayacakları günler yakındır.  Turkcell’in artık bol bol mesaj hediyesi vermesi bazı tabuların yıkıldığını gösteriyor. Daha geçen yıl verdiği hediye sms’leri yalnızca Turkcell yönüne kullanabiliyorduk; ama şimdi verilen bütün hediyeler her yöne kullanılabiliyor.

Sosyal Medya İletişim Savaşları, yakında…

Ali Yıldırım


“Twit’in Bol Olsun”

“Twitin Bol Olsun”

Geleneksel yaşam tarzları yerini yeni iletişim teknolojilerinin getirdiği sanal yaşam tarzlarına bıraktı.  Artık sosyal ağlardan sesimizi duyurur hale geldik. Twitter’dan ölüm haberlerini takip ediyor, Facebook’tan en ilginç videoları izliyoruz.

Peki, sosyal medya toplumsal yaşama ne derece etkili oluyor?

Evlilikler, boşanmalar ve kişiler arası iletişimdeki rolü  nedir?

Eyfel kuleli profil fotoğrafı için Paris’e giden facebook kullanıcıları, beğenmediği mekanı alelacele Twitter’da yayınlayıp kötüleme çalışmaları, sevdiği videoları “noolur paylaşın” derken “billboard” görevi gördüğünü farkedememe rezilliği, anlamını kavrayamadan yayınlanan ingilizce commentler…

Benden habersiz nasıl statünü değiştirirsin?

Çiftler arasında yaşanan bütün ilişkileri facebook ve twitter üzerinden takip edebiliyoruz. Bir kere selam verdiğimiz ve facebook’ta arkadaş olduğumuz  kişilerin bütün özelini öğrenebiliyoruz. Evlenen, boşanan, ilişkiye başlayan kullanıcılar bunu ilk olarak facebook ve twitter’da duyuruyor.

Sorular Sorular…

Bunu bu kadar önemli hale getiren nedir? Neden bir kaç yılda  özel yaşantımızı bu derece  paylaşır hale geldik?  sosyal ağların bize kazandırdığı ne gibi avantajlar var? Sosyal ağları gerektiği gibi bilgi edinme ve gündem takibi amaçlı kullanabiliyor muyuz?

Gelecek 10 yıllar içerisinde internet yaşamının geleceği ne olacak? Sosyal ağlarda daha ne gibi yenilikler ortaya çıkacak?

Karşılıksız Dost “Facebook”

Ne zaman sinirlensek, üzülsek, kızgın olsak, mutlu olsak, facebook duvarımız o yönde şekilleniyor. Bütün duygularımızı artık facebook ile paylaşır hale geldik. Nitekim karşılıksız dostumuz oldu. Herşeyi dinliyor. Hiç birşeye karşı gelmiyor.  Bütün zorluklara katlanabiliyor. istediğiniz kadar söyleyebilir, istediğiniz kadar konuşabilirsiniz.

Sorular Sorular…

Yoksa facebook gerçek dostlukları öldürüyor mu? acılarla, üzüntülerle geçen tartışmaların yaşandığı dostlukların yerine hiç tartışmasız facebook dostluğu mu başlıyor?

Yuu’ Tup

İnternet kullanıcıları, tek tıkla milyonlara ulaşabiliyor. İlginç bir video hazırlayabilen, bir anda bütün izleyicilerin duvarında yani gözleri önünde olabiliyor.  Tek yapmanız gereken,  farklılık yaratmak. Kitlelerin ortak beğenilerini keşfetmek.  Bütün sosyal ağların ve diğer internet sitelerinin birbirine bağlanmaya başladığı şu günlerde, uygulamaları ve gündemi takip etmek çok daha kolaylaştı. Eğer pratik bir kullanım istiyorsanız, gereksiz bilgi kaynaklarından uzak durun. Her gördüğünüz sayfayı takip etmeyiniz. Beğenmeyiniz.  Mesaj bombardımanına tutulmak istemiyorsanız “Like” lardan uzak durun…

“Twitin Bol Olsun”

Cenaze törenlerinde artık “hakkınızı helal ediyormusunuz?” değil “twitlerinizi helal ediyormusunuz?” soruları yer alacak.  “Toprağın bol olsun” yerine “twitlerin bol olsun” diyebiliriz.

Ali Yıldırım