Twitter Yasağının Gölgesinde Halkla İlişkiler Mesleği

twitter logoSon iki yılda Türkiye’de yaşanan bazı olaylar sebebiyle Türkiye, siyasetle yatıp, siyasetle kalkar hale geldi. Twitter başta olmak üzere yeni kitle iletişim araçları toplumun büyük bir kısmını siyasallaştırıp, partizanlaştırmıştır. Aynı zamanda sosyalleştirip, bütünleştirmiştir. 2013 Haziran Gezi Parkı olaylarıyla birlikte siyasi gündem, özellikle iş dünyasını baskı altına almış, borsa 90’lardan 60’lı rakamlara gerilemiştir. İthalat ve ihracat rakamlarının dengesizliğiyle birlikte bir çok iş kolu da siyasi gündem dolayısıyla mağdur duruma düşmüştür.

Hem toplum, hem de özel-kamu iş dünyası siyasi istikrarsızlık sebebiyle sistemsel sorunlarla birlikte psikolojik travmalar yaşamıştır. Son olarak Twitter’ın Türkiye’de erişime kapatılması, özellikle iletişim mesleği açısından çok büyük bir problem ortaya çıkarmıştır. Bunun toplumsal boyutunu da belirtmek gerekir. Sadece iş dünyası açısından ele almak biraz abes kaçabilir. Twitter günümüzde siyasi güç elde etmiş örgütlü yapıların karşısında etkili bir muhalefet aracı olarak varlığını sürdürmektedir. 2010 Arap Baharı sırasında diktatörlükle yönetilen yapılara karşı büyük bir mücadelenin bir parçası olarak sanal dünyada mücadeleye destek vermiştir. Twiter, bu yüzden diğer sosyal ağlar açısından büyük paya sahiptir.

Halkla ilişkiler mesleği açısından da Twitter önemli bir iletişim aracıdır. Bugün Türkiye’de 12 milyon Twitter kullanıcısı vardır. Bu kullanıcıların yüzde 70’den fazlası Twitter’ı mobil olarak kullanmaktadır. Bu da aslında her an İnternete ve sosyal ağlara bağlı bir kullanıcı kitlesini işaret etmektedir. Durum böyle olunca, özel ve kamu kurumları vatandaşlara veya müşterilere ulaşmak için Twitter kanalını kullanmaktadır. Geleneksel medya araçlarına nazaran, kurumlar müşterileriyle veya vatandaşlarla doğrudan iletişim kurarak, diyaloğa dayalı ilişkiler kurmaktadır.

Son zamanlarda Twitter ve Facebook üzerine şirketlerin pazarlama departmanları ayrı bir bütçe ayırarak, çeşitli kampanya ve etkinlikler düzenlemektedir. sosyal medya ajansları, Twitter üzerinden müşteri için bir çok hizmet yerine getirmektedir.

Halk, Twitter aracılığıyla ülkesinden ve dünyadan anında bilgiler almakta, bilgiler paylaşmaktadır. Yeni kamusal alan olarak ortaya çıkan Twitter, tüm dünyada özellikle siyasi kampanyalarda etkililiğini kanıtlamış, siyaseti baskı aracı olarak kullanan yapılara karşı muhalif bir duruş sergilemiştir. Tabii Twitter derken, şirket olarak değil, kullanıcı kitlesi olarak söylemekteyim.

Halkla ilişkiler mesleği bir çok manada toplumsal yarar gözeten bir meslektir. Günümüzde bir çok ajans ve şirket tarafından toplumsal fayda değil, şirketsel fayda gözetilerek yapılsa da halkla ilişkiler, zamanla toplumun faydasına olan işler yaparak asıl görevini yerine getirecektir. Twitter, Facebook ve diğer sosyal ağlar da bu mesleğin hedef kitlelerle iletişime geçmesi için aracı olacaktır.

Twitter’ın yasaklanması, hem toplumsal, hem siyasi, hem ekonomik anlamda çok büyük sorunlar ortaya çıkarmıştır. Batıdan gelen olumsuz mesajlar bizi Avrupa Birliği’nden uzaklaştırıp Ortadoğu’ya hapsetmiştir. İş dünyası etkilenmiş, halkın sesini duyurabileceği bir alan daha kapatılmış, bir çok kurum, Twitter üzerinden kampanyalar yaparken mağdur olmuş kurumlar ve tüm bunların sebebi iki tane hesap ve Twitter’a karşı anlam verilemeyen bir öfke dolu hükümet.

1 Dakikada Teklif, 3 Dakikada Poliçe!

Hızın her geçen gün daha da çok önem kazandığı günümüzde, sigorta sektörünün teknolojiyi yakından takip ettiğini görmek güzel. Ben de blogumda böyle firmaları yakından takip ediyorum.

Generali Sigorta, hızlı ve teknolojik hizmet konusunda öncülük yapmış diyebiliriz. Artık her an, her yerden Generali’nin 0850 555 55 55 numaralı telefonundan veya generali.com.tr web sitesinden ve acentelerdan kolayca ulaşarak 1 dakikada teklif alıp, 3 dakikada poliçe satın alabilecekmişiz. Üstelik Zorunlu Trafik Sigortası ve kasko poliçeleri hizmetlerinde %70’e varan indirimler var. Teklifler kişiye ve arabaya özel yapılıyormuş ve indirimler kişiden kişiye farklılık gösteriyormuş. Mesela online sigorta teklifi alırken yaşımız, arabamızın yakıt türü gibi etmenler de çok önemliymiş.

 

 

Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alan herkese, kişisel sigorta danışmanı da atanıyormuş. Böylece bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor ve sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor. Bence mükemmel bir hizmet.

Bu arada Generali Sigorta 1831 yılında İtalya’da kurulmuş, 60’ı aşkın ülkede 80,000’i aşkın çalışanı ve tüm dünyada 65 milyondan fazla müşterisi varmış. 150 yılı aşkın süredir ise ülkemizde faaliyet gösteriyormuş. Son günlerde ise kolay sigorta teklifi almanın yanı sıra, indirimli trafik sigortası ve indirimli kasko hizmetleri ile adından çok söz ettiriyor.

 

Yakın zamanda Zorunlu Trafik Sigortası veya kasko yaptıracaklar 31 Mart’a kadar mutlaka teklif alsın derim. Anında sigorta teklifi, sadece 1 dakika sürüyor:)

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Modern Devlet, Toplum, Demokrasi ve İnternet

democracyGünümüzde toplumsal, siyasi ve ekonomik olayların kaynağını hiç şüphe yok ki iletişim teknolojileri oluşturmaktadır. Tüm dünya devletleri ve toplumları, yeni iletişim araçlarıyla birlikte sanal dünyanın birer parçası haline gelmiştir. Gerçek dünyanın aksine, burada yaşanan olayların gizlilik özelliğinin olmamasının yanında mahremiyet kavramının da gerçek dünyadan farklı olduğu anlaşılmıştır. Artık hiçbir kurumsal örgüt, buna devletler dahil,  şeffaflıktan, katılımcılıktan ve diyalogdan uzak durduğu sürece istikbalinin devamını sağlayacak güce erişemeyecektir.

Modern devlet anlayışının “iletim”den “iletişim”e kaymasının altında, internet ve iletişim teknolojilerinin ortaya çıkması, yaygınlaşması ve gelişmesi yatmaktadır. Toplumların devletin önüne geçmesi ve bireylerin yönetimde söz hakkına sahip olması, iletişim teknolojileri sayesinde gerçekleşmiştir. Bu söz hakkı, henüz dünyada bir çok ülkede söz söylemekten öteye gidememesine karşın, yönetim mekanizmasında belli etkiler yaratmaktadır.

Demokrasinin genel çerçevesine baktığımızda toplumun yönetimde söz hakkına sahip olması, sivil toplum, medya ve diğer kanallarla gerçekleşmektedir. Fakat, bir çok demokraside bu mekanizmalar yönetimler tarafından kontrol edildiği için gerçek manada bir katılıma aracı olamamaktadır. İletişim teknolojileri ile birlikte toplum artık devletin önünde, yönetimin bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Yönetimlerin şeffaf olmadığı zamanlarda iletişim teknolojileri ve internet, kendi doğası gereği yönetim mekanizmasını toplum aracılığıyla şeffaflığa zorlamıştır. Bu duruma Amerika’da sızan Wikileaks ve CIA ajanı Snowden örnek gösterilebilir. Temel neden, internet ve iletişim teknolojilerinin bireyleri siyasal süreçlere katılıma zorlaması da olabilir.

Demokrasinin yıllardır beklediği yardım, belki de internetten geldi. Demokrasinin en büyük sorunu olan toplumsal katılım, internetle birlikte demokrasi içerisine dahil olmuş, süreçteki zincir parçası görevini yerine getirmiştir.  Toplum artık siyasi karar mekanizmalarında daha katılımcı, artık daha fikir sahibi, artık daha ilgili duruma gelmiştir. Gerekiği yerde itiraz hakkını kullanarak yönetimi etkilemiş ve muhalefet görevini yerine getirmiştir. Belki de günümüz Türkiye’sinde meclis muhalefetinin etkinliğinin azalması, internet muhalefetinin etkinliğinin artmasından kaynaklanmıştır. Dünyada söz sahibi olma durumuna gelen internet kullanıcıları, eşzamansızlık özelliği sayesinde ortak fikir ve kanaatler oluşturmuşlardır. Sonuç olarak ortaya internet davranışları ve tutumları çıkmıştır.

Türkiye’de de durum çok farklı görünmemektedir. Son zamanlarda internette “leak” olan bazı enformatik bilgiler, hiçbir rejimin kapalı ve agresif olmasını affetmeyeceğini göstermektedir. hiçbir rejimin internet demokrasisinin kılıcından geçmeden yürütülemeyeceği ortaya çıkmıştır. Devletler artık daha şeffaf, hesap verebilir, diyaloğa dayalı, karşılıklı etkileşim ve yönetişim çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Eski devlet reflekslerinin işe yaramadığı, yaşanan bir çok olayda gün yüzüne çıkmıştır. Gezi Parkı bu durum için önemli bir örnektir.

Sonuç olarak hiçbir kurum, halkın istek ve beklentilerini dikkate almadan yaşayamaz. Hiçbir kurum, diyalog olmadan iş yapamaz.

TORKU Çikolataya Reklam ve Halkla İlişkiler Eleştirisi

TORKU LOGOTORKU çikolata deyince aklıma direk Konya geldi nedense. Sanırım reklam ve iletişim faaliyetlerinden bir tek Konyalı olduğu algısı kaldı bende. Bu da sanırım biraz reklam ve iletişim çalışmalarında yeterince derinlik ve plan olmadığı için sanırım. Marka isimlerinin çılgınlığı, anlam verilemeyen tuhaf reklamlar, beni blog yazmaya iten gerekçeler diyebilirim. Kim bu TORKU Çikolata? Websitesinden kurumsal bilgilerine göz attığımda aşağıdaki sonuçlarla karşılaşıyorum.

TORKU Çikolata bir öz sermaye ve Konya’da faaliyet gösteren Konya Şeker bünyesinde 2007 yılında kuruluyor. Bir kooperatifle her şey başlıyor. Kendilerini 900 bin çiftçinin birleşiminden meydana getirmişler. Websitelerinde güzel ve samimi bir dille kendilerini iyi anlatmışlar.

TORKU Çikolata; şeker, şekerleme, çikolata, unlu mamuller, dondurulmuş ürünler, seracılık ürünleri, süt ve süt ürünleri ile et ve et ürünleri pazarında faaliyet gösteriyorlar. Bir Anadolu markası için çok kapsamlı bir pazar. Cesaretlerini tebrik etmeli. Günümüzde şirketler, pazarda birden fazla ürünle mücadele etmek zorunda. Her ürün, bir başka ürünün rekabetçi markası konumunda yer almalı. Yoksa pazarda ayakta durmak çoğu zaman güçleşiyor.

Biz Torku’yuz, Biz Konya Şekeriz                                                                                        Sloganlarda başarılı oldukları kadar marka isimlerinde başarılı olamamalarını anlayamadığımı da belirtmek isterim. 4×4 marka isimli çikolatası buna örnek verilebilir. Yanlış bir imaj transfer çalışması olmuş.

torku 4x4 çikolata

 Anadolu gibi güvenilir, Anadolu gibi doğal. Güzel bir slogan daha. Keşke bu başarıyı marka isimlerinde de gösterseler.

Peki TORKU’nun ne anlama geldiğini merak ediyor musunuz? Başkanın mesajını bakmakta fayda var. Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk şöyle açıklıyor TORKU’yu. Divan-ı Lügati’t Türk’te ipek gibi saf, temiz, sağlam, ipeksi diye tarif edilen TORKU, 1950’lerin başında bir şeker fabrikası inşa ederek ürünlerini değerlendirmek, gıdada söz sahibi olmak için kooperatif çatısı altında bir araya gelen üreticiler tarafından kurulan Konya Şeker’in gıda markasıdır.

TORKU’nun reklamlarını aşağıda görebilirsiniz. Biraz daha mekan ve alt metin çalışmaları yapmaları gerek. Zira, adalet sarayı gibi bir mekanda reklam çekmek farklı manalara gelebilir.

Pascal Nouma’nın oynadığı çikolata reklamının ne anlamı olabilir, bunu ben anlamıyorum. Pascal Nouma çikolata veya yiyecek markası için uygun değil. Ha Nouma siyah, çikolata siyah diyorsan burada ten renginden doğan bir hafif dalga söz konusu.

Reklam ve iletişim çalışmalarını gerçekten alanında yetkin ajanslarla yapmanız, markanız ve ürünleriniz için iyi olacaktır. Aynı zamanda reklam ve pazarlama bütçeniz için de yerinde olacaktır. Burada ortaya çıkan em önemli konu ise halkla ilişkiler faaliyetleri. Hedef kitle belirleme ve rekabet edeceği markalar. Bunlar için de ayrıca çalışmalar yapılması, bütünleşik iletişim faaliyetleri açısından önem arz etmektedir.

Türklerin Konuştuğu En Temel Yalanlar

200206769-001Bazen öyle şeyler duyuyor ki insan, yok artık diyebiliyor. Geçenlerde Zafer Kiraz konuk oldu okulumuza, o anlattı. Bir çoğumuz da biliyoruz. Türkler televizyonda sadece belgesel seyreder. Bu yüzden dizilerin reytingleri tavan yapar her seferinde. Bunu sokağa çıkıp soran Zafer Kiraz ve ekibi, insanların gerçekten belgesel seyrettiğini tespit edip, prime time’da bir belgesel yayınlarlar. O gün belgesel hiç seyredilmemiş, reyting oranları yerlerde gezmiştir. Aynı zamanda diziler ise yine tavan yapmıştır reytinglerde. Zafer abi şöyle diyor, bu dizileri kim izliyor, hala bulamıyoruz. Dolayısıyla Türklerin çok rahat ve kendinden emin biçimde söylediği ve inanılmasının beklendiği bunun gibi çok yalan var aslında. Aşağıda sıralanan Türk yalanları, sosyal yaşamdan aile yaşamına, siyasi yaşamdan ekonomik yaşama kadar ne çok yalan konuştuğumuzu ortaya çıkarıyor.

* Bunun garantisi biziz abi…
* Seni leylekler getirdi yavrum…
* Ben hiç yalan söylemem
* Kalsaydınız bişeyler yerdik…
* Vallaha sarıda geçtim memur bey…
* Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı…
* Akşama erken gelicem…
* Bu, aldığım en güzel hediye…
* Bi oturuşta iki büyük deviririm…
* Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için…
* Ağzıma sigara sürmedim…
* Ben almıyım rejimdeyim…
* Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır…
* İşim bitsin, ben seni ararım…
* İhraç fazlasi bunlar…
* O elinizdeki tek kaldı, başka yok…
* Dünya ahiret bacımsın…
* Şu an 65 milyon bizi izliyor…
* Bu son sigaram…
* Bütün kadınlar güzeldir…
* Sen bi de beni gençliğimde görecektin…
* Ben de tam seni arayacaktım…
* Bişey olmaz…
* Bizi davet ettiler ama gitmedik…
* Senin annen bir melekti yavrum…
* Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı…
* Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri…
* Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız…
* Evi boşaltın! Almanya’dan oglum geliyor…
* Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!
* Formu doldurun, biz sizi ararız…
* Arkasindan degil, burda olsa yüzüne de söylerim…
* Her bedene uyar bu…
* Gol atmayı sevmiyorum. Asist yapmak daha çok hosuma gidiyor.
* Senin eline kimse su dökemez…
* Ögretmenin vurdugu yerde gül biter…
* Belki biraz sıktı, ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır…
* Aksam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım…
* Bi kereden bişey olmaz.
* Son biletler bunlar
* Hiç acıtmayacak.
* Kuru ekmek bana yeter… Yeter ki huzurum yerinde olsun…
* Devletimiz güçlüdür…
* Failleri en kısa zamanda yakalanacak…
* Benim isçim, benim köylüm, benim memurum…