Akademisyenlerin Twitter kullanımı

blog
12 Aralık 2012

sosyal medya

Twitter haber akışımda her 10 tivitten 4’ü akademisyene ait olduğunu farkettim. Bu akademisyenlerin uzmanlık alanı genellikle iletişim, halkla ilişkiler, siyaset ve teknoloji üzerine. Sevdiğim saydığım tanıdığım ve bilgisine güvendiğim akademisyenler aslında. Kimisiyle selamım sabahım ve muhabbetim var. kimisini ise yalnızca camiadan tanıyorum. Farkettiğim diğer önemli olay da, bu akademisyenlerin Twitter’ı nasıl kullandıkları ve ne tür içeriğe sahip tivitler attıkları.

Özellikle vakıf üniversitelerinde çalışan farklı uzmanlık alanlarına sahip akademisyenlerin sosyal medyayı bilgi, fikir, duygu ve düşünce paylaşımı yapmaktan ziyade üniversite tanıtım mecrası olarak kullandığını farkettim. Bıkmadan usanmadan önemli önemsiz her gün 10’larca tivit atan akademisyenler olduğunu farkettim.

Peki bu akademisyenler asıl uzmanlık alanlarında değil de neden üniversite tanıtım tivitleri atıyorlar? Ya da uzmanlık alanında atmak zorunda değil tabi ki. Her konuda yazabilir ama tüm konuları göz ardı edip, sosyal medyada üniversite tanıtım elemanı algısı yaratmanın ne manası var? Sevdiğim bir akademisyeni yalnızca üniversite tanıtım tivitleri attığı için takibi bıraktım. Takip önemli değil. Benim gözümde daha önceden var olan algısı da değişti. Ben şuradayım, ben buradayım diyerek sürekli check-in’ler yapmak da bu akademisyeni kendi nazarımda (öğrenci, vatandaş) farklı kıldı.

Herkes her istediği konuda tivit atamaz mı, sanane diyebilirsiniz!

Atabilir tabi ki de. Benim onu takibi bırakmam da bir şeyi değiştirmez, ama kamuoyu ve yeni medyada itibarına zarar gelebilir. Örneğin kimya alanında uzman gördüğüm, bilgisine, düşüncelerine güvendiğim ve her zaman referans verdiğim bir akademisyenin sürekli üniversite tanıtım tiviti atması ne derece doğru? Bu okulun kurumsal iletişim, medya ve reklam bölümleri veya departmanları yok mu? Bu işi kimya alanında uzman bir akademisyen mi yürütmeli? Bu akademisyenlerin kendi başlarına hiçbir strateji olmadan okul hakkında haberler yaymaları okulun itibarı açısından ne kadar olumlu ve verimli?

Vakıf üniversitelerinin akademisyenlere ne tür bir sözleşme ve şartname sunduğunu bilmiyorum. Bu şartnamede sosyal medya ağlarında okulun tanıtımını yapın mı deniyor onu da bilmiyorum.

Bildiğim bir şey var;

Akademisyenlerin sosyal medya kullanımı daha dikkatli ve özenli olmalı. Vakıf veya devlet farketmez, sürekli üniversite tanıtım tivitleri atmak anlamsız. Bu şekilde okula hiçbir manada faydası dokunmayacaktır. Sizler okulun kurumsal iletişim müdürü değilsiniz. Sizler okulun tanıtım departmanı değilsiniz. Sizlerin görevi farklıdır.

Yeni medyada plansız, stratejisiz ve özensiz iletişim yürütmek okulun tanıtımına yarar değil zarar getirecektir. Hem de bu zarar çok kısa sürede gelecektir.

Halkla ilişkiler aklınıza bir mesaj geldiğinde bunu hedef kitleye hemen ulaştırayım diyecek kadar kolay değildir. Hele hele hedef kitlede olumlu etki yaratmak hiç kolay değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir