Bir Kıtanın Başkenti Belçika

İlk izlenim ilk şok ilk yurtdışı deneyimi,

kültür şoku derlerdi de inanmazdım. Sosyal şok da denebilir. Sebzesinden meyvesine, gencinden yaşlısına, sokağından caddesine, kurallardan yasalarına, giyiminden kuşamına bir farklı avrupa kenti Gent macerası başlıyor.

Şimdi kıyaslama,

Gent’te neler yok İstanbul’a nazaran,

Sokak köpekleri yok.

Sokak kedileri yok.

dilenciler yok.

Seyyar satıcılar yok.

İşbortacılar yok.

Kirli araba yok.

Eski araba yok.

çöp yok.

Büfe yok.

Manav yok.

yankesici yok.

polis yok.

XRaY cihazı yok.

Güvenlik görevlileri yok.

İngilizce bilmeyen yok.

Otobüslerde Trenlerde kontrol yok.

Vicdanına kalmış bilet almayan insan yok.

kavga gürültü yok.

bıçaklama yaralama yok.

tacizciler yok.

berber yok.

hiçbir dükkanda televizyon yok.

trafikte öncelik araba da mı hayır o da yok.

Hiçbir yerde bayrak slogan afiş yok.

Gereksiz reklam panoları yok.

Değnekçiler yok.

Park görevlileri yok.

Sürekli aynı hava şartı yok.

Biliyorum sizi sıktım ama En önemlisi KORNA sesi yok.

Trafikte öncelik yayalara ait. Şu ana kadar yaya yolunda beklerken arabaların yol vermediğine şahit olmadım. ikinci olarak bisikletler öncelikte. En son da arabalar var.  Biliyormusunuz, Bisikletler için trafik ışıkları var. Yollarda ayrılmış bisiklet yolları var. Kiraladım bir bisiklet, şehir turu yapıyorum genellikle.

Aklıma gelmişken söyleyeyim. Canım melemen çekti. Çarliston biber bulamadım. yani uzun biber yok.  bibersiz melemen yaptım, özür dilerim 🙂

Her neyse,

En çok neye bayıldım. İnsanlar bilinçli. İnsanlar Sosyal yaşamda yaptığı her hatanın ve yaptığı her doğrunun kendisine geri döneceğini biliyor. onun için hiçbir kuralı çiğnememeye dikkat ediyolar.

Üç gün önce Brüksel’e gittim. Bir enstrüman müzesini ziyaret ettim. Ve ziyaret esnasında bir rehber eşliğinde bir grup insanla karşılaştım. Çalgı aletleri konusunda bilgi alıyorlardı. Yaş ortalamalarını sordum. Şaşıracaksınız, dört-beş yaş ortalaması. Yetişme kültürüne büyük önem veriyorlar.

Ve bizzat Belçikalıdan duyduğumu söylüyorum. “Biz sizin gibi vaktimizi televizyon başında geçirmiyoruz.  zamanında işlerimizi yapıyoruz. kitap okuyup hayatı takip ediyoruz dizileri değil”

To be continued…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir