Cem Yılmaz’ın ‘Pek Yakında Filminden Meslek İtibarsızlaştırması: PR Mesleği

blog
05 Ekim 2014

Cem Yılmaz’ın geçtiğimiz hafta gösterime giren Pek Yakında filminde iletişim bilimlerini yakından ilgilendiren sahneler yer alıyor. Reklamcılık alanında ürün yerleştirmeler göze çarparken, bu ürün yerleştirmelerin oyuncular vasıtasıyla da dile getirilmesi ayrı bir tartışma konusu olacağa benziyor. Bir sahnede telefonun çekip çekmemesi üzerine tartışan iki oyuncudan birisi, “Turkcel değil mi, her yerde çeker” diyor. Diğeri ise, “ürünü iyi yerleştirdin ama” diye de ekleme yapıyor. Bir yandan ironi yaparken, bir yandan da ürün yerleştirmenin kendisi popülritesini artırıyor.  Turkcell, Pepsi, Fruko ve Yedigün gibi markaların ürün yerleştirmeleri ilk karşılaştıklarım.

Asıl konu ise birden fazla sahnede PR mesleğine ilişkin olumsuz konuşmaların geçmesi. Bir sahnede popüler bir oyuncu olan karakterin imajının toplumda bozulması için ne yapalım diye düşünülürken, bir oyuncu “siz o işi bana bırakın, yıllarca yaptım o işi, alırım onu aşağıya” gibi bir cümle kuruyor. Cem Yılmaz da devreye girerek PR yapacaksın yani, güzel düşünce diyor. Bu sahnede PR mesleğinin tanımlaması olarak bir ürünün veya kişinin imajını sarsmak, toplumda kötü bir konuma taşımak olarak yansıtılıyor. Bu sahneden sonra pratik olarak yapılan PR sahnelerinde imajını sarsmak istedikleri oyuncuya çeşitli tuzaklar kurarak magazin basının önünde rezil olmasını sağlıyorlar. Medyada da tabi ki oyuncu kötü haberlerle anılıyor ve her yerde protesto gösterileriyle karşılaşıyor. Bir çok sahnede PR mesleği küfürlerle birlikte anılarak neredeyse kasıtlı bir meslek itibarsızlaştırması yapılıyor.

Cem Yılmaz’ın Pek Yakında filmi için bu meslek itibarsızlaştırma çalışmasının dışında çok olumlu eleştiriler yazamayacağım. Çünkü film tam anlamıyla fiyasko. Bir hikaye mi anlatıyor, yoksa sahnede bir gösteri mi var anlaşılmıyor? Her sahnede mutlaka bir ‘gönderme’ yer alıyor ve hikayenin bütünlüğünden uzaklaştırıyor. Kopuk kopuk geçen filmin bir başka olumsuz yanı ise ürün yerleştirmeleri. Reklam filmini andıran bu sahneler izleyiciyi filmin büyüsünden uzaklaştırıyor.  Sonuç olarak Cem Yılmaz’a tek diyeceğim ‘otur, sıfır!’. Olmamış.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir