Eskiden Zile basıp Kaçanlar Şimdilerde “Poke”luyor

Genel
28 Şubat 2011

Eskiden Zile basıp Kaçanlar Şimdilerde “Poke”luyor

Eskiden hepimizin hayatında bir kere de olsa “ya ne olcak şu zillere basıp kaçsam” dediğimiz olmuştur. Bir çoğumuz da bu yaramazlığı yapmışızdır. En azından ben yapmıştım. Arkadaşlarla toplanıp en fazla daireye sahip binaları bulup, lakin bu binalarda çok daha fazla zil var, topluca zillere basıp kaçardık. Oysaki ne kovalayan vardı, ne de anında size yanıt veren…

Tepkisini bilmediğimiz bir yaramazlıktan kaçıyorduk.  Amaçsız bir şekilde, zillere basıyorduk ve kaçıyorduk. Aslında onun zevki, kimsenin gelmediğini anlayan ve işlerinden bir süreliğine alıkonulan ev sahiplerinin “yine mi çocuklar! bıktım bunlardan! yakalarsam size gösteririm ben!” demelerindeki kızgınlığı seyretmekti. Asıl o, amacımıza ulaştığımızı gösteren  başarıydı.

internet iletişimi ve sosyal medya  sayesinde artık yaramazlıklarımız da değişti. Zillere basıp kaçmalar yerini Facebook “Poke”e (Dürt), “Mention”a  (değinmek) bıraktı.  İstediğimiz arkadaşımızın artık zilini çalmıyoruz, bir kere dürtüyoruz ve kaçmıyoruz, tepkisini görmüyoruz.  ne hissettiğini bilmiyoruz, sadece tıklıyoruz…

Kurumsal Açıdan

Kurumlar açısından bu değişim, yeni değişimleri yarattı. Pazarlama stratejileri,  reklam aktiviteleri, halkla ilişkiler kampanyaları, marka yönetimleri yeni iletişim teknolojilerinin adeta kobayı oldu. Hergün bir yenilik eklenen bu yeni medyada; değişen, gelişen, ansızın yükselip, ansızın düşüşe geçen trendler markaları zor duruma soktu. Tüketicinin mesajı belirlediği bir mecrada mesaj belirleyip, dikkat çekmek zor hale geldi.  Sanal dünyanın getirdiği “tek tıkla” yakınlık bir yandan uzaklığa neden oldu. Markalar, kurumlar, şirketler firmalar, aslında bir insan olarak var olabilseler belki o ozaman gerçek yakınlığı sağlayabilirler.

Ali Yıldırım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir