Gazeteci ve Blogger arasındaki 10 fark

Aklıma gelmişken yazayım dedim. Gazeteci ve blogger arasındaki 10 farkı belirledim. İster katılın, ister katılmayın… Gazetecilere sormadım. Neden sormadım? Aman onlarla mı uğraşacağım. Burunları havada, iletişimcilere iki kelimeyi çok görüyorlar…

Gazeteci ve blogger arasındaki 10 fark

1-  Gazeteci ya patrona, ya genel yayın yönetmenine, ya da yazı işleri müdürüne bağlıdır. Yani ne yazarsa yazsın, mutlaka onay almalıdır. Bu da gazetecinin bağımsız haber yapma özgürlüğünü kısıtlıyor.  Oysaki blogger özgürlüğün simgesidir. 🙂

2-  Blogger’ın reklamla, gelirle işi olmaz. yazısını keyif almak, zevk almak için yazar. Gazeteci ise para kazanmak, tiraj elde etmek için yazar. O yüzden blogger özgünlüğün ve samimiyetin simgesidir. 🙂

3-  Blogger ister yazar, ister yazmaz. Blogger markalara ve kurumlara karşı sorumlu değildir.

4- Gazeteci reklamverenlere karşı sorumludur. Reklam kaygısı vardır. Tedirgindir. blogger ise patrondur. Bazen reklamveren, bazen alandır. Tüm sözleşmeleri kendisi yapar. Tüm süreçler blogger’ın lehine işler.

5- Gazeteci gündemi yazmak zorundadır. Geçmişi veya geleceği yazarsa popüler olmayabilir. Blogger istediği zamanı yazar. Her yazdığı da ilgi çeker.

6- Gazeteci sabahlara kadar haber nöbeti bekleyebilir, uykusuz kışın soğukta tir tir titreyebilir. Blogger ise sıcak yatağında Twitter’dan olay takip ederek özgün ve kısa yazabilir.

7- Gazetecinin sütun ve sayfa derdi vardır. Reklamverene göre belirli alanı vardır. Mesela Ali Ağaoğlu istediği zaman Hürriyet gazetesinin ön sayfasını küçültebilir, ikinci sayfasını satın alabilir. Bu yüzden gazeteci kısa yazmak zorunda kalabilir. Blogger’ın öyle bir derdi yok. Sayfalarca yazı yazabilir.

8- Gazeteciye markalar ve kişiler çıkarları uğruna gülümser. Dostluk kurma çabaları azdır. Blogger’lık ise bir kardeşliktir.

9- Gazeteciler için gazete bir iştir. Duygusal bir bağ yoktur. Blogger’lar için ise blog, bir evlattır, yavrudur. Büyütüp besler.

10- Blogger, blogger kardeşlerden ‘statement’ alabilir. Gazeteci gazeteciden bir şey almaya korkar. Hep dar, hep sınırlıdır. Gazetecilik özgürlük değildir.

Bu yüzden yeni gazetecilerin blogları vardır. Emre Uslu günde 10 kere blogundan link paylaşıyorsa Twitter’da, bir kere Taraf’tan paylaşıyor. Gazeteci neden blog yazıyor? Gazetesi var zaten. Çünkü özgürlüğün tadını alıyorlar.

Öngörü: Gazetecilik kişisel bloglara kayacak. Her gazeteci bir mecra olacak. Artık kitlesel medya dönemi ortadan kalkacak. Patronlar değil, bireyler 4. kuvvet olacak.

 Not: Bu yazıyı blogger’lardan ‘statement’ alıp öyle destekleyecektim. Bir başlık olacaktı. ‘Blogger’lar ne diyor?’ diye; Fakat Erkan Saka yanlış olduğunu belirtti. Herkesten ‘statement’ alıp yazı yazılmaz dedi. Ben de diyorum ki, sizin de fikirleriniz olsaydı altta, fena mı olurdu?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir