Gazetecilikten halkla ilişkilere geçen gazetecilerin hikayesi

blog
15 Şubat 2013

gazeteci-pr
Aklıma takıldı. Halkla ilişkiler profesyonellerini her gün eleştiren gazeteciler, acaba hiç çuvaldızı kendilerine batırmıyor mu? Gazeteciyken gelen basın bültenlerini gazetenin web sayfalarının ekonomi bölümlerinin manşetinde yayınlayan gazeteciler, halkla ilişkiler sektörüne geçiş yaptığında ve aynı işleri tekrarladığında hiç kötü olmayacak mı?

Özenle hazırlanan basın bültenlerini kişiselleştirip bu nasıl bir basın bülteni diyip PR’cıyı bloklamak, spam mail yapmak, Twitter’dan yermek ve üzerine yazı yazmak, emeğe saygısızlık değil mi?

PR’cılara kendilerince listeler yaparak şöyle basın bülteni yazılır, böyle mail atılmaz, şunlar önemli gibi iş öğretici ve üstün görme çabaları, sizce neyin ürünü?

Anlayamadığım nokta aynı fakülteden mezun olduk, hemen hemen aynı dersleri aldık? Haber Üretim Süreci diye bir dersim vardı, geçene kadar anam ağladı. Muhabirden, haberin şekillenmesine kadar, eşik bekçisine kadar her şeyi tek tek biz de öğrendik. Sizin bu iş öğretme çabanız bizim emeğimize yazık etmiyor mu? Aynı davranışın bir de kendinize yapıldığını düşünün!

Biz de elimizdeki yayın organı gücünü kullanıp, haber sitemizden “gazetecilikte dikkat edilmesi gereken noktalar” diye listeler hazırlayıp kamuoyuyla paylaşsak, doğru bir davranış olur mu?

Gazetecilikten halkla ilişkilere geçen gazeteciler var. Merak ediyorum gazeteciyken telefonda PR’cıyı tersleyen gazeteciler, halkla ilişkiler sektörüne geçtiğinde ve aynı durumlara maruz kaldığında neler yapacak?

Basın bülteni tekniklerine yönelik öğütler veren gazeteci arkadaşlarım, PR’a geçtiğinde ve bülten yazıp yayımlanmadığında ne hissedecek?

Bir gazeteciyi arayıp “ya bir basın bülteni vardı, ulaştı mı?” derken neler hissedecek merak ediyorum. Medyada edindiği insiyatifi ne kadar kullanabilecek?

Bizler her bültenin yayımlanmasını beklemiyoruz. Elimizde olmadan göndermek zorunda kalıyoruz. Halkla ilişkiler sektörünün de kendi içerisinde bazı problemleri var çözemediği.

Sizin halkla ilişkiler personeline karşı tutumunuz, gerçekten üzüntü verici.

Son olarak telefonda “nasılsınız, iyi bir hafta dilerim” dediğinizde “buyrun ne vardı?” diyen gazeteciden, “iyiyim sağolsun siz nasılsınız?” diyen gazeteci de var, onlar gerçekten zarif ve komplekssiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir