Gent Macerası Chapter 1″Yolculuk”

Yolculuk

Chapter 1

3 Saatin üzerinde bir uçak yolculuğunun ardında attım adımımı Belçika’ya tamı tamına 2228 Km katettim. Valizler, bavullar derken geldim pasaport kabinine, asık suratlı bir Belçika polisi karşısında, titrek bir heyecanla ilk sorumu aldım. “Why are you here?” Dedim görmüyormusun!! vizemde Gent Üniversitesi Erasmus öğrencisi yazıyor. uğraştırma beni trene yetişmem lazım deyince, hemen özür diledi ve pasaportumu teslim etti.

Aldım valizleri bindim asansöre indim yerin dibine… Buldum mu bilet gişesini. girdim sıraya… 11€ karşılığında Gent biletimi aldım ve yarım saat sonra şehre ayak bastım.

Kokusu bir başka, ağaçları bir başka, evleri, arabaları, yolları, insanları, kuralları…

İlk tepkiler;

  • Allah Allah, bugün pazar ve şehir bomboş, sessiz, in cin top oynuyor.
  • sokaklarda insanlara rastlamak neredeyse imkansız…
  • yarım saatim yurdun adresini sormak için birisini aramakla geçti.

Bir de ne görelim!!!! bisiklet turu yapan çoluklu çocuklu bir sürü insan…

Meğersem özel bir pazar günü imiş. İnsanlar bu günlerde hep birlikte şehri bisikletlerle gezermiş.  Birbirinden ilginç bisikletlerle halk bu özel günün tadını çıkarırmış. O zaman anladım ki şaşırmak normal bir olgu imiş.

Sonunda buldum yurdumu, sevinç çığlıklarıyla hemen alel acele girdim kapıdan içeri, selamın alyküm işte, aleyküm selam’dan sonra, mıy mıy ederek konuşan yine buz gibi suratı olan bir belçikalı gerekli işlemleri yaptıktan sonra,  anahtarlarlarımı teslim etti. girdim odama.

daracık bir oda, bir yatak bir lavabo, bir dolap bir masa, bir kaç tane de raf…

oh en sonunda rahat bir nefes aldım. Bitti yolculuk… başlıyor Gent’te öğrencilik günleri….

To Be Continued…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir