ali yıldırım

ali yıldırım

İstanbul Aydın University - Istanbul - Turkey
ali yıldırım

İletişim Araçları Arttı ama Muhabbet Azaldı

08 Aralık 2015, by alyldrm, category Genel, İletişim Bilimleri
Dikkat ettim de artık iletişim kuramıyoruz. En yakınımızdakiyle bile iletişim kurmakta zorlanmaya başladık. Bizi dinlediğini düşündüklerimiz de aslında cep telefonundan gelecek mesajlara odaklanmış durumda. Bir bildiri gelecek gibi sürekli teyakkuz halinde cep telefonu, tablet ve bilgisayarlara gömülmüş vaziyetteyiz. İletişim kurmak yerine araçların egemenliği altında eziliyoruz. Her yanda elektronik cihazların yaydığı parlak ve yanar-döner iletilerin etrafında dönüp duruyoruz. Toplum içerisinde bireylerin birbirleriyle olan iletişiminin frekansını, seviyesini ve miktarını da yine elektronik cihazlar belirlemeye başladı. Her sözümüz ve düşüncemiz elektronik cihazların süzgecinden geçerek hedefe gidiyor. Dünya küçüldü ama insanlar birbirinden uzaklaştı. Evler büyüdü ama aileler küçüldü. Yollar uzadı ama mesafeler daraldı. İnsanı hiçbir duygu kalmadı, geleneksel küçük kırıntıları ararken bile Google kullanıyoruz.

İletişim araçları çoğaldıkça iletişimin kendisi azalmaya başladı. Artık içeriğin kendisini araçlar üretiyor. Her bir muhabbeti, bu araçların yaydığı içerik belirliyor. İzlediğimiz tüm haberler bu araçların kontrolüne geçti. Geleneksel medyanın içeriğini de yine bu yaygın yeni medyadan gelen içerikler belirliyor. Akşam haberlerine dikkat edin, ilk üç politika haberinden sonra güvenlik kameralarına yansıyan haberlerle, internette en çok tıklanan videolar haber oluyor. Ortada tüm insanlığı sürekli meşgul eden bir haber pornosu var. Bu haberlerden mahrum kalanlar, sanki toplumdan geri kalmış gibi bir muamele görüyor.

İki çift söz edecek ortamı bulduğumuzda bile bildirim melodileri her yanı kaplıyor. 5 kişilik bir ortamda 3 kişi telefonla ilgilenirken, 2 kişi de o telefondan yayılan ilginç enformasyonların ayrıntıları hakkında muhabbet ediyor. Dostluk, aile ilişkileri, doğa hakkında konuşanlar pek az kaldı. Bunları düzeltmek için çaba sarfetmek isteyenler bile Google üzerinden dertlerine derman arıyor. Kişisel veya toplumsal ne sorun yaşarsak yaşayalım, internet üzerinden doğruluğu kesin olmayan bilgilere başvuruyoruz. Hiçbir şekilde konuyla ilgili başka bir insanla iletişim kurmuyoruz. Kitle iletişim araçlarının her yanı kaplamasından şikayet ettiğimizde bile bağımlı olduğumuzdan tedirgin olmuyoruz.

Şu an sizinle iletişim kurmaya çalışırken bile bir bilgisayar, internet ve blog kullanıyorum. Yazdığınız geri dönüşlere yine aynı araçlar üzerinden yanıt veriyorum. Muhtemelen siz de benimle bu konu için ancak araçlar yardımıyla iletişim kuracaksınız. bir telefon açıp ben de böyle düşünüyorum diyen bu zamana kadar olmadı. Ben bazen beğendiğim paylaşımlar ve iletiler için sahibini arıyor ve cep telefonu üzerinden teşekkür ediyorum. Müsait olduğunda ise yüz yüze o konu üzerinde tartışmada bulunuyorum.

Elimden geldiğinde geleneksel kalmaya gayret ediyorum. Eski bir radyom var, oradan akşam haberlerini dinliyorum. Türkü açıyorum. Tüplü bir televizyonum var, oradan bazen bir şeyler izliyorum. Aksaray’da eskiciler çarşısını geziyorum. Geçmişi unutmamak için. Eski iletişim araçlarını araştırıyorum. Vosvos kullanıyorum. Arabanın camını hala elimde çevirerek açıyorum. Kapılar otomatik değil, anahtarla kilitliyorum. Beynimi daha iyi kullanmak için kağıt kalem taşıyorum, her hesabı elektronik cihazlarla değil, kalem kağıt ile yapıyorum. Moda olanları giymiyor, yakışanı alıyorum. Eski veya yeni kavramlarım ancak kullanılayacak kadar kötü olanlar için, moda benim için yeni olan değil, popüler olandır. Popüler ise herkes için olandır. Herkes olmak bir anlamda endüstriyel olmaktır. Ben ben olmaya gayret ediyorum. Umarım herkes kendi olmaya gayret eder.

Comments are closed.