İnternette gizlilik ve bilginin korunması

Gizlilik ve bilgi koruma ile ilgili hazırladığım bilgi notunu siz okuyucularla da paylaşmak istedim. Türkiye’de internette ve özel yaşamda gizliliğin ve bilginin korunması hangi kanunlar çerçevesinde değerlendiriliyor? kişi ve kurumlar bilginin korunması için neler yapıyor?

Kanun ne diyor?

Anayasada 20. madde, özel hayatın gizliliği konusunda şöyle diyor: Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.  Millî güvenlik, kamu düzeni gibi konularda verilmiş hâkim kararı olmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.

Basın Kanunu’nda kaynakların gizliliği konusunda ise, hiçbir gazeteci haber kaynaklarını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz gibi bir kanun yer alıyor.

4422 sayılı suç örgütleriyle ilgili kanun, bu kanunda kişilerin ve kurumların iletişim araçları savcı ve hakimin onayı doğrultusunda dinlenebilir.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca ülkemizde fikri haklar sisteminin güçlü bir kurumsal kapasiteyle etkin işlemesini ve kültür endüstrisinin güçlenmesini sağlamayı amaçlamaktadır.

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve buna ilişkin ikincil düzenlemeleri çıkarmak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun görevleri arasında bulunmaktadır. 5809 Sayılı Kanuna ile Bilgi teknolojileri ve İletişim Kurumuna,

Eşit hizmet alabilme hakkı,

Tüketicinin ve son kullanıcının korunması,

Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme,

Abonelik sözleşmeleri,

Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması,

Hizmet kalitesi,

konularında düzenleme yapma ve bu hususları gözetme görevi vermiştir.

 

Yorum

Gizlilik konusu, internet ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle büyük önem kazandı. Kişi ve kurum bilgilerinin internet ortamına aktarılmasıyla sanal dünyada bilgi deposu oluştu. Kişi ve kurumların bu bilgi deposunu da koruyabilmesi için belli kural ve kaideleri ortaya çıktı. Her kişi ve kurum internet ortamında yer alan bilgilerinin 2. ve 3. kişilerin eline geçmemesi için belli gizlilik kuralları oluşturdu. Bu gizlilik kurallarını da her kişi ve kurum kendi politikaları ve stratejileri çerçevesinde şekillendirdi. Bir internet sitesini kullanırken veya kayıt olurken gizlilik sözleşmesini kabul etmek zorunda olmamız da bunun bir kanıtıdır. Bu gizlilik sözleşmelerinde, kurumun web sitesinde yer alan tüm bilgilerin farklı ortamlarda paylaşımı ve kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlandı. Kişi ve kurumlar bu gizlilik sözleşmelerini ise yukarıdaki kanunlara dayandırarak özellikle fikir ve sanat eserleri hukuku kanununa, bilgilerini garanti altına aldılar.

 

Bilginin korunması ise, belli başlı güvenlik programlarıyla garanti altına alındı. Kurumlar, bu konuda kullanıcılara bazı yükümlülükler getirdi. Web sitelerinde yer alan bilgiler için, sitenin en altında sitenin tüm hakları saklıdır ibaresi yer aldı. Bu ibare ile bilgilerin farklı yerlerde paylaşılması engellenmeye çalışıldı. Bazı siteler ise, bilgileri kullanıldıktan sonra ise kullanılan bilgilerin yanında kaynak belirtilmesi ibaresi getirdi. Amaç, bilgi kaynağının tüm kullanıcılar tarafından bilinmesi ve bilginin korunmasıydı. Türkiye’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan Telif Hakları Genel Müdürlüğü ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, gizlilik ve bilginin korunması konusunda birinci derece sorumludur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir