Sosyal Medya İnsanlığın Hatıralarını Depoluyor

Yeni teknolojiler ve internet aslında bir anlamda hayatımıza ortak oldu.  Bütün anımıza ortak olan tek sevgili, anne, baba ve kardeş oldu. Kimilerinin tek dostu oldu. İntiharların ilk şahidi oldu. Sevincin, hüznün ilk habercisi oldu. Şarkılar, türküler, fotoğraflar, videolar onunla ölümsüzleşti.

 

Geçenlerde Bursa’nın Mudanya ilçesinde askerlik yapan bir mehmetçiğin Facebook’ta helallik diledikten sonra intihar etmesi belkide teknoloji ve sosyal medyanın geldiği noktayı özetler nitelikteydi. Ne ailesi, ne sevgilisi, ne de dostlarını aramıştı. Facebook’a yazmıştı. Buradaki ince çizgi aslında dostlarını ve arkadaşlarını bir arada bulabileceği bir yerde ilan etmek değil, insanları bir meydana toplayıp ben intihar ediyorum demek değildi. İnce çizgi, en mutsuz anında duygularını Facebook’a aktarmasıydı aslında. O anda arkadaşlarını, dostlarını düşünmemişti. Bir intihar mektubu bırakmamıştı. Yalnızca ben gidiyorum olmuştu son sözleri.

PR Bir Fikri Daha Çarpıcı ve Farklı Biçimde Ortaya Koymaktır

“PR, Bir Fikri Daha Çarpıcı ve Farklı Biçimde Ortaya Koymaktır.”  ZEGO iletişim Stratejileri Merkezi CEO’su Dizdar Çamlıbel halkla ilişkileri tanımlarken bu ifadeyi kullanıyor ve ardından ekliyor, “aslında bir kurum bülten yazıp basına gönderebilir, bir gazeteci çağırıp röportaj yapabilir; fakat halkla ilişkiler, kurumların eksik kaldığı noktada devreye girer, iletişim stratejilerinde oluşturmaya çalıştığı dengeyi belirler. O denge; tüketici-hedef kitle iletişimi, medya-şirket iletişimi, gazeteci-gazete iletişimi, yayın-siyaset ilişkisi olarak tanımlanabilir. Bu hususlar iyi dengelenirse mesaj doğru zamanda doğru araçla doğru hedefe gider. Geri dönüşler başarılı ve ölçülebilir olur. ”

<script type=”text/javascript”><!–
google_ad_client = “ca-pub-8061561610236564”;
/* reklam 3 */
google_ad_slot = “3594707306”;
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//–>
</script>
<script type=”text/javascript”
src=”http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js”>
</script>

Dizdar Çamlıbel’in bu noktada belirttiği üzere, halkla ilişkiler aslında kilit noktaların anahtarıdır. Kurumların itibarını veya algısını tüketici ve medya gözünde çarpıcı ve farklı biçimde  çalışarak yükseltmektir. Bunu bir nevi, bir yaprağın bize hiç çaktırmadan yeşermesi olarak da tanımlayabilirim.