Londra’nın Göbeğinde Kapalı Çarşı: The Grand Bazar Restoran

Erasmus Personel Hareketliliği kapsamında 8 günlük Londra seyahatime dair aklımda kalanları gün gün burada seyahat serisi şeklinde kaleme alacağım. Seyahatin başından başlamadan evvel, iki lahmacun ve açık ayran içip bu kadar mutlu olduğumu pek az hatırladığım bu Restoranı paylaşmazsam duramam…

The Grand Bazar Restoranı şahane Türk yiyecekleri sunan ve Londra’nın en ünlü caddesi Oxford’ta bulunan bir restoran. Türk girişimci Uğur Etlic tarafından 2000’li yılların başında kurulmuş. Restoranın yeri Oxford’un kalabalığından kaçmak isteyenler için ara sokağın (James Street) içinde hizmet veriyor. Çok da iyi yapıyor. Çünkü Oxford’da bulunan restoran ve cafeler, genelde hızlı türketim için dizayn edilmiş ve müşterileri de hızlı tüketime yatkın olan müşteriler. Oysa ki Türk mutfağı öyle hemen yiyip gideyim tarzı yemeklere sahip değildir. Keza Grand Bazar da hızlı tüketimci bir restoran hiç değil. Türk mutfağında insanlar önce atıştırmalıklar yer, sonra çorba içer, ana yemeğini yer, tatlısını ve meyvesini yer öyle kalkar. Tipik hazır Londra mutfağına tepki olarak da doğmuş bir anlamda. Dolayısıyla Grand Bazar da sizi önce Türk damak tadına uygun mezelerle ve Türk zeytiniyle karşılıyor. Siyah ve yeşil zeytinle.

İçerisi geleneksel Türk motifleriyle süslenmiş. Girdiğinizde sanki Kapalı Çarşı’da bir dükkanda alışveriş yapıyorsunuz hissi uyandırıyor. Restoranın her bir köşesi size İstanbul’u anlatıyor, duvarlarda rengarenk kandiller asılı. Uğur Bey’e bu düşüncesinden ve emeğinden ötürü teşekkür etmek lazım. Bu bir sıradan restoran değil, yemek yenecek bir lokanta değil. Bu restoran Türkiye ve İstanbul’u en iyi şekilde temsil edebilecek kültür öğesi.

Ben şahsen bu tür restoranların ve işletmelerin Kültür Bakanlığı tarafından desteklenmesi gerektiği kanaatindeyim. Londra’nın en işlek ve ünlü caddesinde Kapalı Çarşı isminde, tüm motifleriyle bir tanıtım aracı haline getirilmiş bu restoran, aynı zamanda bir kültür diplomasisi aracı. Londra’nın Çin, Japon ve Hint yemek kültürüne ve hazır yemekçiliğine karşı bu restoran gerçekten bir mutfak kültürünü yansıtıyor.

Bu arada  ile sohbetimiz sırasında, aynı caddede bulunan bir başka Türk restoranının kapanması hakkında, üzüntülerini dile getiren Uğur Bey, “bu tür işletmelerin kapanması her açıdan üzüntü verici, hem bir ekmek teknesi, hem de kültürel bir birikim” olduğunu da söyledi, ben de üzüldüm açıkçası.

Restoranda Türk mutfağından humus, cacık, lahmacun, dolmalar, köfteler, patlıcanlı ezmeler, imam bayıldılar ve daha bir çok zengin içerik yer alıyor. Ben gittiğimde Lahmacun yedim, gerçekten şahaneydi. Yanında açık ayran ve mezeleriyle tıka basa doydum. Ustaların ve samimi garson arkadaşların ellerine sağlık.

Emeklerinden dolayı kurucusu Uğur Bey’e çok teşekkürler.

www.thegrandbazaar.co.uk restoranla ilgili bilgilere bu adresten ulaşabilirsiniz.

42 James Street
London
W1U 1EX

Phone: 020 7224 1544

Email: enquiries@thegrandbazaar.co.uk

Meşhur Ortaköy Midyecisi İzmit Müşteri Kaybediyor

 

20 temmuz çarşamba günü İzmit tren istasyonuna doğru giderken yol üzerinde bulunan Meşhur Ortaköy Midyecisi İzmit’e uğradım bir balık ekmek alıp öyle gideyim dedim. Duvarda,  “Balık ekmek Salata 4 TL” yazıyordu. Ben de garsona balık ekmek salata istiyorum dedim.  Tamam dedi. O arada ne içersiniz deyince kola dedim. Kutu kola getireceğini düşünerek beklerken bana 200ML şişe kola getirdi. 2,5 TL fiyatla. Pahalılığını orada dile getirdim. Ardından balık ekmeği paket olmasını istedim, trene geç kalmamak için. ustaya yarım ekmek mi veriyorsunuz dedim. “evet” dedi. salatayı da yanında güzel bir şekilde paket yapacağını düşündüm. Aldım poşeti çıktım ve tren istasyonuna geldim.

Paketi bir açtım çeyrek ekmek, içinde küçük bir balık, kocaman kesilmiş bir domates, hiç kesilmemiş bir yaprak marol, yarım baş soğanı da arasına koymuş vermiş. Tabir-i caizse yal hazırlamışlar beyefendiler. trene yetişebilme ihtimalim olsaydı,  geri dönüp bir balık ekmek parası daha verip kimsesiz hayvanlara da yemek hazırlamalarını söylerdim.

Balık ekmek salata 4 TL diyerek; ekmek yarım mı, çeyrek mi belli değil. Kola getiriyor, şişe mi kutu mu belli değil.  Yazdığı promosyonlara belirsizlik katarak kandırıyorlar.

Siz söyleyin; balık ekmek salata, bir yarımbaş doğranmış soğan, bir yaprak marol ve bir kalın kesilmiş domatesten mi oluşur? biz yıllarca salatayı böyle mi tabir ettik.

Umarım bu yazı size ulaşır da bir daha ki sefere hizmetlerinizi tam yerine getirirsiniz. Yazımda hiçbir abartı yoktur. Izgaranın başındaki şişman çocuk balık ekmek arasına ne koyfuğunu iyi bilir. Yarım baş soğanı hiç unutmucam.

Meşhur Ortaköy Midyecisi İzmit sizden hiç memnun kalmadım. heryerde de bunu yazmayı planlıyorum.