Paris’te Son Tango


İlk Tango Yalnız Kovboy

Tabii Avrupa’nın en romantik, en güzel, en muhteşem şehirlerinden bir tanesi ziyaret için en sona bırakıldı.  Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra otobüsle yola çıkıldı. Rüya şehir Paris’e girerken 1 saat trafikte çileler çekildi.  Ve Mutlu son Paris’teyim.

İlk Ziyaret

Saatler 1’e yanaşırken ilk ziyaret yeri tabiki otobüs garına en yakın olan ve yol üzerindeki önemli yapıtlardan Notr Dame Kilisesi idi.  Atladım örümcek ağına (bu örümcek ağı daha sonra başımı yakacak haberim yok henüz)  vardım Seine nehrinin ortasındaki kiliseye. Güzel bir yapıya sahip. Üç kapısı ve iki zarif kulesi var. İçindekiler bütün kiliselerle aynı zaten. ruhani müzikler çalıyor.  Çıkışta baktım güvercinler adamın başında üşüşüyor, hemen gittim oraya, bir de ne göreyim! Arkadaş!!

Evren Size bir yol Arkadaşı Verir mi?

Birçok arkadaşıma haber etmiştim.  “Benimle Paris’e gelmek ister misiniz?” diye. Hep olumsuz yanıt almıştım; fakat umrumda değildi. Tek de olsam gidecektim.  En nihayetinde tek gittim. İşte o Notr Dame kilisesi bir arkadaşlığın başlangıcına vesile oldu. Övünç Ünal, bu isim size yabancı gelebilir.  “Nereden tanıyım” diyebilirsiniz. Haklısınız; fakat onun mesleği ve yaptıkları sizin planlarınızda değişiklik yapma hakkına sahip.

Şöyle ki, eğer bir gün uçakla THY’den bir yere gitmeye karar verdiğinizde, Övünç Ünal’ın belirlediği saatlerde gitmek zorundasınız; çünkü o karar verir hangi uçak ne zaman kalkacak.

Paris’e 4 günlüğüne iş toplantısı için gelen Övünç abi, birlikte gezme ve görme fikrimi olumlu yanıtlamak suretiyle kendimizi LUR müzesinde bulduk.(biliyorum devrik bir cümle)

Bilmeyenler için LUR müzesi Mono Lisa tablosunun olduğu müzedir. Devasa bir yapıya sahiptir. Çok büyüktür. Gezmesi bir gününüzü alabilir. biz de onun için Mono Lisa ve birkaç önemli yapıta baktık çıktık. Yapıtlar gerçekten ilgi çekiciydi.

Zaten müzede yaşananlar büyük bir komedi. Mono Lisa tablosunun önü anne-baba günü gibi. Herkes fotoğraf çekmeye çalışıyor. Tabi biz de istedik Övünç abi ile fotoğraf çekmek; fakat bir kadın aynen şöyle dedi “you should not take photo, you should look at her eyes.” Ne alaka ise :S Biz de çektik fotoları çıktık. Kadına da “Allah’a ısmarladım” dedim.

Sizce de Eyfel Zamanı mı?

O demir yığınından bahsetmek istemiyorum. Zaten çok da uzun değil. Akşamları ışıkları yanıyor. Görsel anlamda bir zenginliğe sahip değil. Altından bakınca öyle anlaşılıyor. :):) Güzel fotoğraflar çektik; fakat Övünç abi telif haklarından dolayı yayınlatmıyor. 🙂

Anahtarlık ve hediyelik eyfel şeyleri almak isterseniz, kulenin altında bol bol satılıyor. Pazarlık yapmayı ihmal etmeyin. 40 tane anahtarlığı 5€’ya kapatabildim. (Tabii çanta olayı olmasaydı, getirecektim 🙁 )

D’orsay Müzesi Ne ki?

Bir sürü tablolar, heykeller ve küçük ev aletleri gibi yapıtlar var. Görülmesini tavsiye ederim. 18-19. yüzyıl yaşamını anlayabilirsiniz.  Avrupa birliği vatandaşı olmayanlar için giriş ücretlidir.

Ne birisi Şanzelize Caddesi mi dedi? (Champs Elysée)

To be continued…  Az sonra…


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir