Reklama milyonlar harcayan markaların halkla ilişkilerdeki bütçe sıkıntısı

reklam

Reklama milyonlarca Lira harcayan markalar, halkla ilişkiler hizmeti alırken bütçe sıkıntısı yaşıyorlar. Reklama verdikleri paranın binde birini bile halkla ilişkilere ayırmıyorlar. Bunun yanında bütçe ayırmadıkları gibi halkla ilişkiler hizmeti de almak istiyorlar. Biliyorlar ki reklamın yanında bütünleşik iletişim faaliyeti bakımından halkla ilişkiler de gerekli. Peki neden halkla ilişkilere bu kadar uzaklar? Bu kadar değersiz görüyorlar? Hem gazete haber olmak isteyip, hem TV programlarında boy göstermek isteyen bu markalar, bu hizmetleri alırken neden bütçeden fedakarlık yapmıyorlar? Reklamın gücüne olan inançları, itibar ve imaj yönetimi açısından olmazsa olmaz temel bir iletişim faaliyeti olan halkla ilişkilerde neden işlemiyor?

Ne oluyor da reklam bu kadar pahalı bir faaliyet olmasına karşın, markaları cezbediyor? Bunun tek bir cevabı yok. Markadan markaya değişir. Bilinen cevaplar arasında belki de öne çıkan şey, markaların halkla ilişkileri henüz anlayamadığı. Henüz tam olarak kavrayamadığı.

Bu konuyu yazmamdaki amaç aslında çok somut. Bir arkadaşımın halkla ilişkiler şirketine gelen bir marka, halkla ilişkiler hizmeti almak ister. Aslında bir holding. Birden fazla sektörde faaliyet gösteriyor. Demek oluyor ki, birden fazla strateji ve iletişim faaliyeti gerekli. Bu markanın halkla ilişkiler ajansına verdiği teklif, home-office çalışan PR’cıların bile kabul etmeyeceği derecede düşük. Bir iletişimciye verdiğiniz maaş kadar. Tamam, belki bütçeleri olmayabilir, fakat bu marka TV’de prime time’da ana akım kanallara reklam veriyorsa ve milyarlar harcıyorsa, burada durup düşünmek lazım. O teklifi kabul ettiğinizde bile markanın halkla ilişkileri anlayamadığı aşikar. Çalışmalar da sağlıklı ilerleyemeyecektir.

Peki bu sorunun üstesinden nasıl gelmek gerekir? Sanırım İDA ve TÜHİD gibi sivil toplum örgütlerinin daha fazla çalışıp bu mesleği daha iyi anlatması gerekir. İDA bu konuda Cem İlhan yönetiminde ilk adımları atıyor. Her ay düzenlenen İDA Buluşmaları’nda sektörün geleceği ve mesleğin sorunları ele alınıyor. Yakın zamanda somut adımlar atılacak ve zamanla istenilen yere gelecektir. Bu buluşmalara akademik camia da davet edilmeli ve dahil edilmelidir.  Bu sorunu hep birlikte sektör ve akademi olarak aşabiliriz. Tüm halkla ilişkiler profesyonelleri kendi mesleğinin bir anlamda PR’ını yapmalı.

Ali Yıldırım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir