Halkla İlişkiler ve Yeni Medya Eleştirisi

Ben Frankfurt okuluyla büyüdüm diyebilirim. Eleştiri hayatın merkezinde yer aldı. Metafiziği de eleştirdim, pozitivizmi de. Allah’ı bunun dışında tuttum tabii. O bizim kalbimizde… Garip bir giriş oldu ben de farkındayım. 🙂

Geleneksel medya araçlarıyla halkla ilişkiler yaparken, medyayı siz değil medyacılar yönetiyor. Sizin bu durumda yalnızca iletişim kurup ilişki yönetmeniz gerekiyor. Bu durumda bir haber çalışması yaparken, gazeteci ile iletişim kurup müşterinizle bir araya getirmeniz gerek.

Şimdi, röportajı yapan gazeteci,

kayda alan gazeteci,

haberi yazan gazeteci,

soruları soran gazeteci,

yayımlayan gazeteci…

Peki PR uzmanı ne yapıyor bu durumda? Yalnızca iletişim kurup mini bir organizasyon yapıyor. Eski medyada medya ilişkileri kısaca bu şekilde yürüyor.

Geleneksel medyada tüm yük aslında gazetecinin üzerinde. PR’cının üzerine düşen görev gazeteciyi ikna edip müşterisinin haberini yapmasını sağlamak.

…..                  …..

Peki yeni medyada PR nasıl işliyor?

Yeni medya halkla ilişkiler sektörüne büyük olmasa da bir badire getirdi. Ek bütçeli işler getirdi. Masraflar getirdi. Eski medyada medyayı yöneten medyacılarken, yeni medyada medyayı yöneten yine PR’cı oldu. Programları, kodları, internet sitelerini ve sosyal medyanın içeriğini anlamayan bir çok profesyonel ve deneyimli PR’cı rafa kaldırıldı.

Yeni medya araçlarına aşina olan PR’cılar ise bir şekilde müşterisini yeni medyada var etmeyi başarabildi. Yeni medyayı tanımak demek, bir sosyal ağda müşterisi için hesap açmak demek değildir.

Asıl mesele

Asıl mesela bedava iletişim aracı diye bakılan sosyal medyanın aslında halkla ilişkiler sektörü için bir çok finansal yükünün olması. Bir sosyal ağda var olmak ve tüketicilerle iletişim kurmak için profesyonel bir hizmet almak gerek. Hangi sosyal ağ hangi sektörler için faydalı? Hangi sosyal ağda nasıl bir kampanya düzenlemeliyiz? Hedef kitlemize nasıl ulaşabiliriz? Şunu eklemeden geçemeyeceğim, takipçi kazanmak ve takipçiyle iletişimi sürdürmek için sürekli bir interaktivite içeren etkinlik yürütmelisiniz. Aksi durumda takipçileriniz bir bir gidebilir. Sosyal medya takipçileri doygunlardır. Sizi takip ederek veya etmeyerek bir şey kaybetmezler. O yüzden samimi ve uzun süreli ilişki yönetimi gerekir. Bu ilişki yönetimini yaparken de markanın karşısına bir çok masraf çıkabilir. Facebook’ta bir oyun uygulaması yapmak, 8 bin dolara malolabilir.

“Markaların sosyal medyada asıl anlamadıkları şey, takipçileri hediyelerle satın alabileceklerini sanmak”

dijital mecrada kampanyalar düzenlemek ve yönetmek bir PR’cının işi olması gerekirken, bu iş sosyal medya ajansların iş alanına girdi.

Buradaki durum aslında PR’cıların yeterince teknoloji bilmemeleriydi. Mail alıp vermeyi temel bilgisayar bilmek olarak algıladık. Bilgisayarı açmayı bilmek, bilgisayar bilgisini ölçüyordu.

Artık her şey değişti. Eğer yeni medyada var olmak ve iletişim kurmak istersek, tüm yönlerini bilmeliyiz. Bilgisayar donanımı da bilmeliyiz, yazılımı da bilmeliyiz.