Türkiye’de siyasetçilerin yeni medya kullanımı eleştirisi

Türkiye’de siyasetçilerin ve devlet adamlarının yeni medya kullanımı gittikçe gelişiyor. Artık hükümet, muhalefet ve bürokratlar akıllı telefonlar ve sosyal ağları etkili kullanmaya başladı; fakat bu konuda önemli olan ve tartışılması gereken ‘etkililik’ durumu ve iletişim yöntemi. Politikacılar bu etkililiği nasıl kullanılıyor? Ne derece aktif kullanıyor? Hangi iletişim modelini benimsiyor? James Grunig’in de belirttiği gibi asimetrik bir iletişim mi? Çift yönlü simetrik mi?

Türk politikacıların Twitter kullanımına baktığımızda bir çoğu Hitler ağzıyla propaganda modeli benimsiyor. Bazen hakaret, bazen aşağılama ve küçük düşürme yöntemlerini benimsiyor. Çok yanlış, yapmayın. Bir tivit’iniz milyonlarca seçmene ulaşabilir. Bir tvitiniz annelere, çocuklara ummadığınız kişiye ulaşabilir. Sokak ağzıyla twitter’da hükümete karşı muhalefet yapan politikacılar var. Bunu benim de oy verdiğim parti mensuplarını da yapıyor.

Geleneksel iletişim modellerinde etkililik oranı en yüksek olan yüz yüze iletişimde hedef kitleye beden diliyle bütünleşik ne anlatmak istediğimizi anlatabiliyorduk. Yeni medyada ise bu çok büyük değişikliğe uğradı. Bir gülücük işaretiyle onlarca duygumuzu ifade edebiliyoruz. Bir ünlem işaretiyle kızdığımızı veya alındığımızı anlatmaya çalışıyoruz.

Siyasetçilerin sosyal medya kullanımında profesyonel bir danışmanlığa ihtiyacı var. Binlerce destekçisi olan bir siyasetçinin her aklına geleni tivit atması ve eleştirmesi sosyal medya hanesine eksi puan olarak yazılıyor.

Kendimden örnek vermek istiyorum. ,

Türkiye Cumhuriyeti Başkenti Ankara’nın Belediye Başkanı Melih Gökçek’i bir süre takip ettim. Kendince belirlediği sosyal medya kurallarına takipçilerin ve takip eden veya twitter kullanan herkesin uymasını istiyor. Diyor ki, benim istediğim kurallar çerçevesinde benimle yazışın. Hayır efendim, bu olmaz. Diğer konu, bu başkanın takipçilerine karşı aşağılayıcı ve küçük düşürücü tivitler atması. Geçtiğimiz aylarda attığı bir tviti hepimiz hatırlıyoruz. İşte bu yüzden ben kendi Başkent Belediye Başkanımı değil, New York Belediye Başkanı Bloomberg’i takip etmeryi yeğliyorum. Benim gözümde Melih Gökçek, yalnızca twitter kullanımından dolayı bitmiştir. Attığı tivitlerden dolayı gözümden düşmüştür. Ne zaman tivitlerine baksam içim kararıyor. Sürekli bir tartışma halinde olaylar gelişiyor.

Melih Gökçek, gazetecilerle sürekli polemiğe giren, atışan ve geyikten başka bir şey bilmeyen bir imaj çiziyor. Aynı tiviti de sürekli tekrarlamak, yanlış algılara sebep oluyor.

Bir politikacının tivitleri, halkın sorunlarına dikkat çeken ve bu sorunlara çözüm önerileri getiren bazen esprili bir üslupta olan, bazen ciddi olan ve bunu dengeleyen bir biçimde olmalı. Sürekli ciddi paylaşımlar yerine bazen bir karikatürü bil paylaşmalı. İktidar sahiplerini kıyasıya eleştirmemeli. Bir politikacıya yaraşan şey, her şeyi yerinde ve zamanında yapmasıdır. TBMM bunun en güzel yeridir.

Bir diğer örnek ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.

Abdullah Gül, Twitter’ı çok doğru bir politika ile kullanıyor. zaman zaman fotoğraf paylaşıyor. Zaman zaman   bilgilendirici bilgiler veriyor. Twitter dili de akademik ve yumuşak bir dil. Büyük harfler kullanmıyor. Büyük harf kullanımı gerçekten yazının içeriğinin algısını değiştiriyor. Aşağıda Abdullah Gül’ün tivitlerine baktığımızda gerçekten samimiyet görüyoruz. Şurdayım, burdayım, beni kesin izleyin gibi talimatlar içermiyor. Bunu yapan siyasetçiler de gerçekten itici oluyor. Twitter’ı Türkiye’de en akıllı, etkili ve iyi kullananların başında bana göre Abdullah Gül geliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir