ali yıldırım

ali yıldırım

İstanbul Aydın University - Istanbul - Turkey
ali yıldırım

Uzun zaman sonra yazıyorum: “blog yazmayı özlemişim”

26 Aralık 2016, by alyldrm, category Etkinlikler, Genel, Geziler

Başlarken vay be diyesim geldi yazıya. Uzun süredir blog yazmıyordum. Tabi haklı ve geçerli sebeplerim vardı. Yazmam gereken daha önemli şeyler gibi. Hiç hayranım olmadığı için özleyen de olmadı yazılarımı. Ama ben özlesinler diye yazmıyordum, takip etsinler diye de. Sadece yazmak insanın zihnini, duygu ve düşüncelerini geliştirdiği için yazıyordum. Bir yerlerde birileri muhakkak benim gibi düşündüğü için yazıyorum. Bir yerlerde birileri muhakkak düşüncelerini nihayete erdirmek için ihtiyacı olan bir kaç kelimeyi bulabilir diye yazıyordum. Kim bilir, kaç kişiye ilham olmuştur. Neyse ki mail atıp duygu ve düşüncelerini paylaşan ve teşekkür eden bir kaç kişi oldu yıllar boyunca. Yazdıklarımı fütursuzca kullanıp kaynaksız, atıfsız kullananlar da oldu. Bir yerlerde gizli saklı okuyup paylaşan da. Neyseki ben bu küçük ayrıntılarla meşgul olmayı sevmediğim için yazmayı, daha çok yazmayı tercih ettim. Çünkü yazdığında daha çok düşünürsün, yazdığında daha çok tırmalarsın etrafı. Ben asıl iletişimin yazıda olduğunu düşünüyorum. Yazıda olmasaydı kutsal dinler yazınsal olmazdı. Dünyanın en önemli bilim eserleri kitaplara dökülmezdi. Çünkü aklından geçenin kalbinden parmaklarına süzüldüğü vakit, hiçbir süzgeç anlatmak istediğini engelleyemeyecektir.

2016 yılını uğurlarken, geçtiğimiz 12 ay çok güzel gelişmelere ev sahipliği yaptı. Nedir bu gelişmeler?

Dünyanın en önemli kurumunda, süresiz sözleşmeli, yüzde 50 ortaklıkla işe girdim. İşe girerken tüm ailem ve yakınlarım sağolsun beni yalnız bırakmadı. Davullu zurnalı yolcu ettiler. Bu arada kurumda iki kişi çalışıyoruz. Aile şirketi. Gelirlerimiz ortak. ilerleyen dönemlerde şirketi büyütürsek üçüncü, dördüncü elemanı da aramız katmayı planlıyoruz. Şirketin ortağı olur da bu blog yazısını okursa kendisi de mutlu birlikteliği anlatacaktır.

Şirketin istikrarı ve iş ortamı mükemmel olunca bunu kutlamak için 4 farklı tatil şehrinde, 5 farklı çok güzel otelde doyasıya tatil yaptık. Geze geze yorulduk diyebilirim.

Doktora tezim son sürat devam ediyor. Prof. Dr. Ayla OKAY, Doç. Dr. Ebru ÖZGEN, Doç. Dr. Yeşim GÜÇDEMİR, sağolsun sevgili hocalarım beni de aralarına katıp masanın öbür yanına çekmek için ellerinden gelen yardımı gösteriyorlar. Konumuz yavaş yavaş şekillendi. Türkiye’de halkla ilişkiler alanında pek ilgi gösterilmeyen ama gelecek vaat eden bir alanda doktora tezi yazıyoruz. Umarım faydalı olacaktır. İkinci tez izleme sürecini de başarıyla geçtikten sonra Haziran’da üçüncü izlemede görüşmek üzere. Allah’ın hakkı üçtür, üçten sonra görüşürüz.

Güzel bir tatil deneyimimiz daha oldu. En yakın arkadaşım, eşi ve çocukları ile ailecek bayram boyunca 2000 km yol katettik. Önce Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Tanoba Kasabası’na, oradan Yozgat üzerinden Kayseri’ye, Kayseri’den Kapadokya’ya, Kapadokya’dan Konya’ya, Konya’dan Eskişehir’e, Eskişehir’den de İstanbul’a kadar bir dolu anı biriktirdik.

Güzel, maviş, “sıfır kilometre bir otomobil” aldık Yeşilçam jönlerinin deyişiyle. Sağolsun bizi oradan oraya götürüyor. Yakmıyor da. 🙂

Güzel bir yeğenim daha oldu. Adı Fatih. Ama arkadaşları onu ağır başlı olarak tanıyor. Çünkü az güler, ciddiyetsiz şeylerden hoşlanmaz.

Arkadaşlarım evlendi, dostlarım evlendi. Düğün düğün gezdik. Hala gezmeye devam ediyoruz. Düğünler sezonunda tüm bölümleri indirip bir gecede bitirmek olsaydı keşke. Düşünsene düğün listesini tek tıkla indirip bir gecede Game Of Thrones gibi bitirmek… Yetkililerden bununla ilgili bir girişim bekliyorum.

Son olarak önümüzdeki konularda neler yazacağım bilmiyorum şu an. Konular genelde tesadüfen ortaya çıkıyor. Aklıma estikçe yazıyorum. Görüşmek üzere.

Comments are closed.