Van Seyehati

Geçtiğimiz günlerde Van’ın en büyük konteyner kenti olan Anadolu Konteyner Kenti’nde bir etkinlik düzenledik. Etkinlikte, Anneler Günü dolayısıyla konteyner kentte yaşayan çocuklar annelerine pasta yaparak hediye ettiler. Belçikalı ekmek, pasta ve çikolata hammadde üreticisi Puratos’un güleryüzlü, samimi, yardımsever ustaları ve çalışanlarıyla birlikte pasta yapan çocuklar bir günlüğüne de olsa ellerinde kremalar, bonibonlar doyasıya eğlendi.  Sevinçlerine söylenecek söz yoktu. Puratos’un çocuklar için düzenlemiş olduğu bu etkinlik, onlara su bekleyen fidan gibi gelmişti.  Lakin depremin verdiği acıyı ve yükü asıl omuzlanan anneler, malesef eğlenemedi. Çocuklarının elinden tutup etkinlik alanına gelen bağrı yanık, hüzün dolu gözlerle bakan analar, çocuğum eğlensin yeter telaşındaydı.

Kışın soğuğun, yazın sıcağın ortaya çıkardığı zorluklar,  hem anaları, hem diğer insanları yaşama hevesinden uzaklaştırıyordu. Oğlum bize hiç yiyecek gelmedi diyen bir anne ile evladım konteyner’lar sıcaktan koku yapıyor, çocuklarımızın astım tehlikesiyle karşılaşabileceğini söylediler diyen annenin feryadı ortak hüznü barındırıyordu.  Ekim 2011’den beri yapılan milyonlarca TL ile, kolilerce yardımın nasıl dağıtıldığı ve tüketildiği ise halen meçhul. Analar üzgün, gözü yaşlı…

Van ise hala hayalet bir şehir gibi mevcudiyetini koruyor. Anahtarı bile teslim edilmemiş binalar, ağır hasarlı bir biçimde yapıldığı gibi yıkılmayı bekliyor. Esnaflar Cumhuriyet Caddesi’nde yeni yeni hareket başladığını dile getiriyor ve ekliyor; “Korku içerisindeyiz, bir deprem daha olacak ve herşey yine yerle bir olacak diye endişeleniyoruz. “

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir