Vatandaşı Çileden Çıkaran AVM’ler

blog
15 Ocak 2014

Türkiye’de her geçen gün sayısı hızla artan alışveriş merkezleri, vatandaşların da ilgisiyle birleşince yeni bir kültürü de beraberinde getirdi. Hafta sonları, artık bir çok insan için AVM’lerde geçiyor. Zaman zaman lokasyon değişse de randevulaşılan mekan mutlaka bir alışveriş merkezi oluyor.

Peki bu alışveriş merkezleri kurumsal itibarlarını nasıl sağlıyor? Son zamanlarda artan ve kısaca “AVM çılgınlığı” denilen inşaatlaşma ve yapılaşma bu kurumları nasıl etkiliyor? Var olan alışveriş merkezleri yeni kurulan AVM’lere karşı rekabet stratejilerini nasıl geliştiriyor? Tüketicilerin en çok şikayet ettiği sorunlar neler? Bununla ilgili Twitter’da mini bir analiz yaptım.  Twitter kullanıcıları  için AVM’lerin varlığı ve artan sayısı tüm AVM’ler için kurumsal itibar açısından tehlikeler ortaya çıkarıyor. Aşağıdaki bir iki tivitten de bazı sorunları anlaşılabilir.

melis babadağ ‏@melisbabadag

Nedir bu AVM çılgınlığı?Üretim değil tüketim toplumu olduk.Ye iç alışveriş yap,yabancı sermayeye destek ol.Bi Taksim meydanında AVM eksikti.

Her Gün Bir AVM Açılıyor. Ne olacak bu harcama çılgınlığı bilemiyorum..

Tek sorun AVM’lerin çoğalması değil malesef. Bu AVM’lerin ve bazı plazaların yönetim biçimleri ve kuralları da ziyaretçileri zaman zaman çileden çıkarıyor.  

Avrupa’nın bir çok şehrini ziyaret ettiğimde gittiğim AVM ve diğer kamusal alanlarda hiçbir güvenlik noktası ve araması yok. Güvenlik görevlileri de ortalıkta ellerinde telsizleri, copları ve yazın ortasında botlarıyla gezmiyor. Vatandaşın ürkmesine ve korkmasına neden olan bu uygulamalar kurumun imajına ve itibarına da zarar veriyor. İçeride yer alan markalar açısından da bu durum aynı. 

Maslak’ta Sun Plaza diye bir yere geldim, güvenliği havaalanından beter. Daha da gelmem!

Türkiye’deki AVM’lerin güvenlik görevlileri ve girişleri gerçekten havalanından beter. Bir insan içeride çalabileceği herhangi bir şey olmamasına karşın neden X-Ray cihazına maruz bırakılır ki? Bir insan alışveriş merkezine girerken neden üzerindenki bütün metal eşyaları çıkarır ki? AVM içerisine bıçak gibi kesici aletler sokulmamasına karşın, AVM’de neden bıçakçı dükkanı yer alır? Bu çelişki neden hiç farkedilmez?

Bir diğer sorunlardan biri de AVM’lerde yürüyen merdivenlerin inişlerinin ve çıkışlarının çarprazlama yapılması. Amaç ziyaretçilerin tüm mağazaların önünden geçmek zorunda bırakılması. İstanbul Bahçelievler’de bulunan ve defalarca şikayet etmeme rağmen hiçbir değişiklik yapmayan Metroport da bu duruma bir örnek. Bir yaşlı veya engelli bir insan AVM’den çıkış yapmak için saatlerce merdivene ulaşmak için yürütülüyor.  Mesela aşağıda görülen tivit de buna örnek. Bir merdivenin bir ziyaretçiyi çileden çıkarması.

Bugün bir kez daha Kızılay AVM nin merdiven sisteminin düzenine küfür etmeden geçemediğimi söylemeden edemicim. Yapanın aklına sıçıyım.

Sonuç olarak bu AVM yönetimleri ve kuralları tüketiciler için değil, yöneticileri için düşünülmüş. Amaç daha fazla alışveriş yaptırmak, bıktırmak ve vatandaşı çileden çıkartmak. Bir insan AVM’den içeri girerken askeriyenin “nizamiye kapısı”ndan girer gibi oluyor. Güzelim kadın güvenlik görevlilerini asker gibi bot giydirip orada dikmek gerçekten bir marka için ve kurum için saygısızlık. Umarım bu uygulamalar bir an önce son bulur.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir